Kategoriler
Okul Hayatı

Zenginlerin Lise Hayatı

Bir önce ki yazım da zenginlerin orta okul hayatı‘ndan bahsetmiştim. Bu yazımda ise lise hayatımı ele alacağım.

Endüstri meslek lisesine yazılmam ile yeni arkadaşlar ve yeni bir sınıf ile liseye başladım. Lise hayatım da tekrardan gözlük takmam ile ders başarım da artmaya başlamıştı. Lise birin bitmesiyle birlikte artık okuyacağımız bölümleri seçme zamanı gelmişti.

Lise Bölüm Seçimleri

Seçeceğim bölümlere gidebilmemiz için puanımızın yeterli olması gerekiyordu. Benim puanım yüksek olduğu için tüm bölümlere gitme şansım vardı. Okulumuz da bulunan bölümlerin iyi den kötüye doğru sıralaması ise şu şekildeydi.

  • Elektrik Elektronik
  • Bilgisayar
  • Makine
  • Mobilya
  • Metal

Benim ise ilgimin olduğu şekilde Bilgisayar Elektrik Elektronik bölümü olarak seçim yapacaktım. Fakat, “Bilgisayar Bölümü Seneye olmayacak” söyletisi sebebiyle seçimleri

  • Elektrik Elektronik
  • Bilgisayar
  • Makine

olarak tercih etmiştim. Lise ikiye geçtiğim de ise, yazmış olduğum sıralamadaki Elektrik Elektronik bölümünü kazandım. Çünkü Lise birdeki puanım yüksek olduğu için ilk tercihim geçerli oldu. Artık Elektrik Elektronik bölümünü okuyup liseden mezun olacaktım.

Bu bölümünde de çok başarılı oldum ve sınıf birincisiydim. Bölüm derslerimi çok seviyor ve yapılacak olan projeler de en iyisini ben yapıyordum. Sınıfta çalışkan statüsünde olduğum için hiç bir şeyden taviz vermiyor daha başarılı olmak için uğraşıyordum. Arkadaşlarıma sınavlarda ve derslerde yardımcı oluyordum. Sınıfta bir saygınlık kazanmıştım. Herkes ile iyi geçiniyor. Herkesin saygı ve sevgisini kazanıyordum.

Lise Zamanlarında Teknolojiye Verilen Önem

Tabi bu lise zamanlarında da teknolojiyi takip edip, bilgisayar,telefon, elektronik kartlar ile uğraşarak kendimi sürekli geliştiriyordum.

Bu dönem içerisinde Telekom hatlarındaki açıkları tespit ederek, üzerinde uğraşlarım sonucunda bedava internette girme yolu bulmuştum. Herhangi bir ücret ödemeden ücretsiz olarak Telekom hatları üzerinden VNP Yardımıyla bedava internette girip istediğim kadar data kullanımı sağlayabiliyordum.

Tabi bu sadece kendim kullanmak değil de başkalarının kullanmasına da olanak sağlamak adına çevremdeki insanlara belirli bir ücret karşılığı bunu paylaşıyordum. Bulunduğum çevremde o kadar yayılmıştı ki, okulun neredeyse yarısına bunun satışını gerçekleştirmiştim. Okulda iken ders aralarında sınıfın kapısında 5 – 10 kişi sıraya geçmiş bedava internet yaptırmak veya varsa sorun bunu çözdürmek için beni bekliyorlardı.

O zamanlar kurmuş olduğum sitelerden birisi “vpngiris.tr.gg” sitesiydi. Yardım ve desteği bu site üzerinden sağlıyordum. İlk paramı bu yıllarda kazanmaya başlamıştım bile gelecekte neler beni bekliyordu merakla bekliyordum.

Bu yazımın da bugünlük sonuna geldim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, düşünce ve fikirleriniz lütfen yorum olarak aşağıdan bildirin.

Kategoriler
Okul Hayatı

Zenginlerin Orta Okul Hayatı

Bir önceki yazdığım Milyonerin Okul Hayatı isimli makalenin devamı olarak bu makaleyi yazıyorum.

Dördünce sınıfın sonunda, okul müdürümüz Azim Arslan‘ın sınıflardaki öğrencilerin sayısının fazla olması nedeniyle yeni bir şube çıkaracağını ve bu yeni şubenin E Şubesi olacağı, diğer şubelerde ki her sınıftan 6 öğrencinin bu şubeye aktarılacağını duymam üzerine okul hayatımdaki ilk darbeyi o gün yemiş oldum.

Müdürün talimatı ile tüm sınıf öğretmenleri sınıflardan 6 öğrenci seçmeye başlamıştı. Fakat bizim 4-D şubesinde hiç kimse farklı sınıfa gitmek istemiyordu. Bunun üzerine sınıf öğretmenimiz tüm sınıftaki öğrencilerin isimlerini bir kağıda yazarak tek tek kağıt çekti. Bu da ne! İlk seçilen ben oldum. Ne kadar istemesem de seneye 5 – E şubesinden okuluma devam etmek zorunda kaldım.

Yeni Bir Sınıf ve Arkadaşlar

Okullar açıldığında yeni sınıfımda ve yeni arkadaşlar ile 5-E şubesine başladım. Zaman ilerledikçe sınıftaki diğer kişilerin, 5-E şubesine gönderilme sebepleri tembel olması, kavga yapan, insanlarla anlaşamayan kişiler olması olduğunu fark ettim. Ne kadar sorunlu insan varsa tamamı bizim 5-E şubesine gönderilmişti.Bu kişiler sürekli olarak sınıfın düzenini huzurunu bozuyorlardı.

Benim gözlerimdeki sorundan dolayı ön sıraya geçmek istiyordum. Fakat bu kişiler öğretmene “Gözü görüyor. Görmese gözlük takardı. Yalan söylüyor” gibi tabirler kullanarak sürekli ön sıraya geçmeme, ders dinlememe engel oluyorlardı. Bu sebepten dolayı ders notlarım sürekli olarak düşüyor ve sınıfta verilen eğitim yetersiz kalıyordu.

Okuldan artık iyice uzaklaşmaya başlamıştım. Artık bir şeyler yapıp zamanı mı değerlendirmem gerekiyordu. Okul çıkışlarında ve boş zamanlarımda sürekli olarak bilgisayar ile zaman geçiriyordum. Arkadaş çevrem gün geçtikçe azalıyor. Bilgisayar artık benim hayat arkadaşım olmaya başlamıştı. 1 saat, 3 saat derken artık internet kafelerde sabah 8 den akşam 8’e kadar 10 saat kadar bilgisayar başında zaman geçiriyordum.

Akşam olmasına rağmen eve geçmediğim için ailem benim nerede olduğu merak etmeye başlıyordu. Beni internet kafelerde arıyorlardı. Beni buldukların da bir daha eve geç kalmamam gerektiğini, bir daha internet kafeye gitmemem gerektiğini söylüyorlardı.

Fakat hepsini kulak ardı edip bıkmadan etmeden bilgisayar ile uğraşıyordum. İnternet kafede bu kadar vakit geçirmem deki sebep ise, evdeki bilgisayarın şifreli olması ve internetin olmamasıydı.

Eve internet bağlanmasının ardından, öğrendiğim şifre bulma yöntemlerinden zamanla uğraşarak evdeki bilgisayarların da şifresini buldum. Artık evde bilgisayarla zaman geçirmeye başlamıştım. Ailem bunu fark etmesinin üzerine sürekli olarak şifre değiştiriyorlar bilgisayar ile uğraşmama engel oluyorlardı.

Orta Okul Hayatı Bitiyor

8. Sınıf bitmesiyle birlikte artık SBS (Seviye belirleme sınıfına) girerek aldığım puan ile de liseye geçmek gerekiyordu. Okuldaki eğitimin yetersiz sebebiyle de SBS’den yüksek bir puan almam imkansız bir duruma gelmişti. Sınava girdim ve çok düşük bir puan aldım.

Artık hayatımın 2. dönüm noktasına gelmiştim. Önümde 2 seçenek vardı.

  1. Düz Lise
  2. Endüstri Meslek Lisesi

Bu seçenekleri değerlendirirken, ilgimin olduğu 2 avantajlı bölüm endüstri meslek lisesinde idi. Bilgisayar bölümü ve Elektrik Elektronik bölümü endüstri meslek lisesindeydi. O dönem de düz lise okuyanların mesleksiz kalma riski vardı. Bu yüzden Endüstri meslek lisesine yazıldım.

Bu makalemde orta okul hayatımın nasıl geçtiği hayattaki ilk şansızlık ve olumsuzlar ile ilgili tecrübe ve görüşlerimi paylaştım. Konu hakkında bir düşünce veya iletişime ihtiyacınız olursa benimle iletişime geçmekten çekinmeyin.

Kategoriler
Okul Hayatı

Ben kimim? (Milyonerin Okul Hayatı)

Merhaba sizlere yazılarım da, hayatımdan edindiğim tecrübeleri, neler yaptığım, kısa sürede nasıl zengin olduğum ile ilgili yazılar paylaşacağım.

Ben Mustafa Salman, Bir kış ayının soğuk bir sabah vakti, 9 ocak 1996 yılının Salı günü dünyaya gözlerimi açtım. Hayat benim için aslında 7 yaşımda okula başlamamla ile birlikte başladı.

İlk okula, İzmir ilinin Bornova ilçesinde ki Atatürk İlköğretim okuluna kayıt olmamla başladı. Okula başlamam ile birlikte babamın satın almış olduğu masaüstü bilgisayar ile hayatımın ilk adımları babam sayesinde atılmıştır.

Bilgisayar İle İlk Tanışmam

Birinci sınıfta iken okuldan eve geldiğimde evin salonun da görmüş olduğum bu bilgisayar beni çok etkilemişti. Kocaman ekran da, babamın oynadığı savaş oyunu beni benden almıştı. Bilgisayara verilen komut ile ekrandaki karakterin ilerlemesi gitmesi beni tam anlamıyla kendisine bağlamıştır.

Okuldan eve geldiğim de her zaman ilk önce ödevlerimi yapıp daha sonra ise bilgisayarın başına geçiyordum. Tabi o dönemler de çok fazla da Televizyon izliyordum. Genel olarak hayatım bilgisayar, televizyon ve okul geçiyordu.

Üçüncü sınıfta iken televizyonu çok yakından izlediğim için gözlerim bozulmuştu. Doktora gittiğimde gözlük takmam gerektiğini öğrendim ve gözlük almıştık, tabi dönemler gözlük takanlara “dört göz” diyorlardı.Bu sebepten dolayı de gözlük takmayı bırakmıştım. Bu süreçte ailem ne kadar gözlük takmamı istese de ben gözlük takmadım. Her geçen gün ise gözlerim sürekli olarak ilerliyor ve görme de sorunlar yaşıyordum. Fakat bu durumdan benim haberim olmuyordu. Gözüm gün geçtikçe bozulmaya devam ediyordu.

Tabi bu dönemler de, dedem 4 kardeş ve bir ortaklarıyla bulunduğum bölgede ki en iyi akaryakıt (petrol) satış yerini işletiyorlardı. Bizim eve yaklaşık 3.5 KM uzaklığında ki bu petrole, yaz kış demeden her gün yürüyerek gidiyordum. Gitmemdeki tek sebep ise bilgisayar ile uğraşmak içindi. Bilgisayar artık hayatımın bir parçası olmaya başlamıştı.

Web Yazılıma İlk Giriş

Üçüncü sınıfta iken, ilk hayatımın dönüm noktalarından birisi olacak web yazılımına (web tasarım) yöneldim. Tabi o zamanlar bu işe dair herhangi bir bilgim yoktu. İnternet’te zaman geçirirken bedava site açma sitesi bulmuştum. Tarih 18 Nisan 2008 saat 19:28’de ilk sitem olan “mustafa-1997.tr.gg” oluşturdum.

Kendi uğraşlarım sonucu sistemi yavaş yavaş anlamaya başlıyordum. İnternetten bulduğum yazılım kodları (HTML,CSS,JQUERY) siteye ekleyerek, yazılar yazarak sitede paylaşıyordum.

O dönemler popüler olan bedava site açma sitesi başkaları tarafından da kullanılıyor. Sürekli yeni siteler açılıyordu. Birinin sitesinde görmüş olduğum sohbet (chat) uygulaması çok hoşuma gitmişti. Bu kişiden, siteme bunu nasıl ekleyebileceğim hakkında yardım istedim. Bana anlatmasına rağmen anlayamadığım için, kendisinin eklemesini istedim ve sitemin yönetim panel şifresini bu kişiyle paylaştım.

Bunun üzeri bu kişi sitemin yönetim paneline giriş yaparak şifreyi değiştirdi. Akabinde ise siteyi çaldı. Sitenin girişine hakaret dolu mesajlar yazarak yayınladı.

Artık bu işte kimseye güvenemeyeceğimi anladım ve yeni siteler açarak devam etmem gerektiğini tecrübe ettim.

Bu yazım da ilk okul hayatımın nasıl geçtiği ve neler ile uğraştığım edindiğim bir kaç tecrübeyi sizlerle paylaştım. Diğer yazımızda görüşmek üzere, kafanıza takılan veya merak ettiğiniz bir durum var ise lütfen yorum kısmına veya iletişim bölümden bana bildirin.